30.12.2009

Kısa kısa 2009

Hani geçenlerde 2009' un performans değerlendirmesini yapmak gerek demiştim ya. İşyerindeki değerlendirmeleri bugün tamamladım. Sıra geldi öz değerlendirmeye.
Yıla damgasını vuran tüm dünyada olduğu gibi bizde de ekonomik kriz oldu. İşsizlik bizim eve de uğradı. Ne olursa olsun iş olsun dedirtti. Bizi birbirimizden ayrı düşürdü.
Her akşamın bir sabahı olduğu gibi, her üzüntünün de bir sevinci vardı. Ömür' ün kazanmış olduğu Bilsem sınavı hepimizi mutlu etti, yüzümüzü güldürdü.
Benim için bol seyahatli bir yıl oldu. İş içinde olsa, seyahat etmeyi sevdiğimden bana iyi geldi.
Komşularımla bol bol kahveli, sohbetli güzel günler yaşadım. Samimiyetleri ve sahiplenmeleri beni mutlu etti.
İş yoğunluğu, ekonomik sıkıntılar derken yediğim tatlılar yüzünden aldığım kiloların pek çoğunu  sevgili Mehtap sayesinde geri verdim. Hafifledim, kendime geldim.
Büyüdüm biraz daha, gözlerim yakını zor seçiyor artık. Bu yıl değil ama sanırım 2010' da gözlüğün üzerinden bakacağım  uzaklara.
Affetmeyi öğrendim bu yıl. Küçücük bir çocuğun hayatını kurtarmak için. Onun suçu değildi çünkü. İçimdeki kini saldım gitti, yerine güller koyamadım henüz. Zamanla...
Hırgürlü bir yıl oldu. Didişip durduk. Doluyu taşırdık, boşu dolduramadık. Ne yardan ne de serden geçtik. İçin için yedik bitirdik.
Önce kararlar aldım sonra yürütmeyi durdurdum. Taslak yayınladım, yürürlüğe koyamadım. Ne oldum ne de olamadım. Arada kaldım, dereye daldım.
Bu yıl annemi çok özledim. Sanki her eklenen yıl, katlayarak çoğalttı acılarımı, özlemlerimi. Anneannemin dizine yatıp ağladım çokça. Ömür yasakladı onunla görüşmemizi, seni ağlatıyor dedi hep, için için nefret etti belki. Çocuk işte dedim, üstüne gitmedim.
Evim için planladığım düzenleme ve revizyonların hiç birini yapamadım. Düşünce boyutunda kaldı hepsi, hayata geçmedi, geçirilemedi.
Dostu düşmanı, samimiyeti yancılığı, iyiyi kötüyü, bolluğu yokluğu, sevgiyi nefreti, desteği kösteği daha aklıma gelmeyen bir çok zıtlığı yaşattı, hayatı sınattı. Gerçekleri kabul etmek zor oldu, sancılı geçti. Hem beynime, hem ruhuma hem de kalbime derin çentikler attı. Kanattı, tuz bastı.
Yeni insanlar getirdi hayatıma hoş oldu. Uzakta da olsalar iyi geldi.
Kendimce içimi döktüğüm, olanı biteni anlattığım bir blogum oldu. Yazdım kendimce, gönlümce.
Yılın sonlarında yeni bir kimlik sundu bana. İsmimin önüne bir sıfat ekledi. Emeklerimin karşılığını verdi. Sonunda tatlıya bağladı.
İşte böyle aktı gitti bir yıl.
Asıl yılın karnesini çıkarmak niyetindeydin yazıya başlarken, sayısal verilerle özetleyecektim yılı. Bir iki denedim o kadar açık değilim hala. Kötü notları ortaya dökmeye gerek yok. Ben mesajı aldım, ayağım denk artık.
Artık hiç birşey eskisi gibi olmayacak.
Değiş tonton.

2 yorum:

Aslı dedi ki...

ne kadar güzel yazmışsın, 2010 için bu yazının sadece akıcılığı değil, mutlu haberleri de bol olanını da yazarsın umarım seneye.

Kağıttan Gemiler dedi ki...

Teşekkürler Aslıcım.
Umarım 2010 hepimize gülen bir yüzle kucak açar.