26.07.2009

Inkheart

Hafta ortasında aldığımız filmi ancak cumartesi günü izleyebildik. Biz genelde cumartesi ya da pazar günleri, kahvaltı sonrası film izliyoruz. Sabahları film izleme alışkanlığı çocukluğumda, TRT de izlediğim filmler sayesinde oldu sanırım. Şimdilerde çok kanal olduğundan böyle alışkanlıkları olmuyor çocukların, sadece kanal kanal geziniyorlar.
Dün filmi izlemeye başlamadan önce Ömür' le tartışmıştık. İkimizde biraz rahatlarız diye film izlemeyi önerdim, kabul etmedi. Ben de izleyeceksin diye inat edince, suratı bir karış oturdu koltuğa. Film başlayıp, olaylar gelişince bir de baktım benden de hevesli izliyor. Hatta ara ara filmi durdurup yorumlar yapıyor. Güzel bir çocuk filmi İnkheart. Kitap okumayı seven çocukların daha fazla ilgisini çekeceğini düşünüyorum. Ömür' ün çok hoşuna gitti. Hatta bugün kahvaltı yaparken tekrar izledik. Bir kere daha izleyelim desem hayır demez sanırım. Beğendiği şeyleri tekrar tekrar yapmaktan çok hoşlanıyor çünkü. Bizim filmden kazancımız Ömür' ün Oz Büyücüsü kitabını alıp okumak istemesi oldu. Bakalım size neler kazandıracak bu film? Çocuklu ailelere izlemelerini tavsiye edeceğimiz güzel bir fim.
Film Cornelia Funke' nin kitabından filme uyarlanmış. Mortimer, kitap doktoru ve aynı zamanda gümüş dildir. Yüksek sesle kitap okuduğu zaman, kitaptaki karakterleri canlandırıp gerçek dünyaya getirme yeteneğine sahiptir. Ancak kitapların içerisinden gelen birine karşılık, dünyadan da biri kitabın içerisine gitmektedir. Mortimer bu yeteneğini, 2 yaşındaki kızı Meggie' ye İnkheart adlı kitabı okurken farketmiştir. Masalın içinden çıkan kötü adamlara karşılık karısını masalın içine göndermiştir. Filmde Mortimer' in eşini tekrar geri getirmeye çalışırken başından geçen olaylar anlatılmaktadır. Bu kadar tanıtım yeter sanırım. İzlemek isteyenlere haksızlık olmasın.

4 yorum:

7.oda dedi ki...

hemen not ettim filmi, ilk fırsatta alıp Öykü ile izleyeceğim :)
teşekkürler.

Kağıttan Gemiler dedi ki...

Umarım siz de severek izlersiniz.

Iraz dedi ki...

ben de izleyeceğim..çok keyifle okuyordum seni, ne güzel aynı şehirde yaşıyor oluşumuz!!!!

nilay dedi ki...

Biz de bir deneyelim bakalım. Ata'ya da bir heves gelecek mi?
Klasiklerden çok macera kitaplarını okumayı seviyor.

Bu arada ekmek pişerken altına su dolu bir kap koymak geleneksel bir yöntem. Tarifi aldığım Sofra dergisinde böyle bir öneri yoktu. Eminim su kapsız da güzel olacaktır.

Sevgiler